Gereksizbiri

Mayıs 24, 2008

ABD Kongresi’nde ABD-Kürt dostluk grubu

Kategori: Dünyadan, Genel, Güncel, Haberler, Politika — gereksizbiri @ 6:34 am
Tags: ,

ABD Kongresi’nin alt kanadı Temsilciler Meclisi’nde bir Amerikan-Kürt dostluk grubu kuruldu.

Kongre binasında bu vesileyle verilen resepsiyona, Washington’da bulunan kuzey Irak’taki yerel Kürt yönetiminin üst düzey yetkilisi, Kürt lider Mesut Barzani’nin yeğeni olan Neçirvan Barzani ve Amerikalı bazı milletvekilleri katıldı.

Resmen kurulduğu açıklanan Amerikan-Kürt dostluk grubunun eşbaşkanlıklarını, Tennessee eyaletinin Demokrat milletvekillerinden Lincoln Davis ve Güney Karolina eyaletinin Cumhuriyetçi milletvekillerinden Joe Wilson üstlendi.

Dostluk grubunun henüz başka milletvekili üyesi bulunmazken, iki kurucu eşbaşkan, diğer Temsilciler Meclisi üyelerini gruba katılmaya çağırdı. Neçirvan Barzani de, resepsiyondaki kısa konuşmasında dostluk grubunun kurulmasını “tarihi bir gün ve olay” olarak nitelendirdi.

Hafta başından bu yana Washington’da bulunan Barzani, resepsiyondan önce ABD Savunma Bakanı Robert Gates ve Başkanın Ulusal Güvenlik Danışmanı Stephen Hadley ile görüştü.

Neçirvan Barzani’nin, son iki günde önemli senatörlerden Demokrat Joe Biden ve Joe Lieberman ve Cumhuriyetçi Sam Brownback ile Temsilciler Komitesi Dışişleri Komitesi Başkanı Demokrat Howard Berman ile de bir araya geldiği belirtildi.

Bush: Irak’tan erken çekilmek felaket olur

Kategori: Dünyadan — gereksizbiri @ 6:32 am
Tags: , ,

ABD Başkanı George W. Bush, Irak’taki ABD güçlerinin zamanı gelmeden çekilmesinin “felaket” olacağını söyledi.
Kuzey Carolina’daki Fort Bragg Üssü’nde, Irak’ta savaşmış ABD askerlerine konuşan George W. Bush, ABD topraklarında 11 Eylül 2001’deki gibi saldırılar düzenlenmesini engellemek için Irak’taki ABD birliklerinin “terörle mücadeleyi sürdürmeye kararlı olduğunu” belirtti

Marksist Leninist Komünist Parti

Kategori: Terörizim — gereksizbiri @ 6:30 am
Tags:

Marksist Leninist Komünist Parti (MLKP), 10 Eylül 1994′te kurulan komünist bir örgüttür. Parti, içinde eylem yapmakta ve örgütlenmekte olduğu sistemlerin ağır baskıları ve yasaklamaları neticesinde kendisini illegal olarak tanımlamakta ve bu çerçevede eylemlerini yürütmektedir.

Kuruluş Kongresi (1. Kongre) belgeleri, onun teorik, siyasal ve örgütsel temellerini oluşturur. ‘Birlik devrimi’ olarak ifade edilen bu gelişme, ‘komünistlerin birliği’ düşüncesine sahip parti önceli örgütlerin, 1989′dan itibaren örgütler içinde ve örgütler arasında yürüttükleri bir mücadelenin sonucudur.

1991′de TDKİH ve TKİH birleşir. Yıllar süren mücadelenin sonucunda Eylül 1994′te, TKİH ve TKP-ML Hareketi Birlik Kongresini toplar, ve MLKP-K kurulur. Eylül 1995′te toplanan 1. Parti ve Birlik Konferansı, MLKP-K ile TKP-ML (YİÖ) arasındaki birliği sağlar ve “Kuruluş” ekini kaldırır. Böylece MLKP, dört komünist örgütün birleşmesiyle oluşur.Bu ayni zamanda Türkiye devrimci hareketi icerisinde bir ilkdir.

Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist-Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu

Kategori: Terörizim — gereksizbiri @ 6:29 am
Tags: ,

TKP/ML-TİKKO, (Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist-Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu), 1972′de İbrahim Kaypakkaya’nın Doğu Perinçek tayfasından ayrılması sonucu kurulan örgüttür. 1973 yılında Vartinik kırsalında düzenlenen bir operasyon sonucu İbrahim Kaypakkaya yakalanır bir çok yoldaşı ise ölür[kaynak belirtilmeli]. Tutuklu bulunduğu Diyarbakır’da işkence ile katledilir[kaynak belirtilmeli]. Türkiye solunun Halkın Kurtuluşu hareketinden sonra en çok ayrılık (bölünme) yaşayan siyasi koludur. Şu an aktif olarak varolan TKP/ML kökenli örgütlenmereler TKP/ML aynı adla, MKP-Maoist komunist parti, uzun yürüyüş dergisidir. Mao Tse Tung’un fikirlerini ideolojik olarak benimsemekte,Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında belirtilen maddeleri silah zoruyla değiştirmeye çalışmaktadır.Son yıllarda Trakya civarında örgütlenmekle beraber yetiştirme yurtlarındaki çocukları bünyesine katan bir örgüttür.Devrimin kırsaldan geleceğine inanırlar.Türkiye tarafından terör örgütü listesine alınmıştır.Sol örgütler içerisinde Doğu bölgelerde en fazla destek gören örgüttür.Merkezi Tunceli olmak üzere Erzincan,Tokat,Bursa,Amasya,Giresuna da yayılmıştır.2005 yılında ismini MKP-HKO diye değiştiren örgüt 2006 yılında büyük vurgun yemiş 2007 yılının sonlarında yeniden toparlanmaya başlamış ve mücadeleye girmiştir.Başlıca müttefikleri DHKP/C,MLKP ve PKK örgütleridir.

Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi

Kategori: Terörizim — gereksizbiri @ 6:28 am
Tags: ,

Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi DHKP-C. DHKP-C 30 Mart 1994 tarihinde Devrimci-Sol örgütünün partileşme kararı alması ile kurulmuştur. DHKP-C, Dursun Karataş’ın Genel Sekreterliğini yaptığı ve Marksist-Leninist İdeolojiyi referans alan bir örgüttür. Örgütün hedefi silâhlı mücadele ile Türkiye’de Demokratik Halk İktidarı’nı kurmaktır. ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği’nin “Terör Örgütleri” listesine girmiştir.

1978′de Dursun Karataş tarafından Devrimci Sol (veya Dev-Sol) olarak, Dev-Genç kadrolarından oluşan önceki THKP-C’nin devamcısı olma iddiasıyla kurulan Devrimci Yol’dan ayrılarak kurulmuştur.Ayrılık nedeni olarak Dev-Yol’un silahlı mucadeleyi tasfiye etmeye calışması gösterilmiştir.

1993 Eylül’ünde başını Bedri Yağan’ın cektiği ağırlıkla örgütün avrupa kadrosundan oluşan bir grup tarafindan örgütün genel sekreteri Dursun Karataş’ın tutuklanması suretiyle başarısız bir darbe girişimi yapıldı.Darbe gerekçesi olarak örgütün iyi yönetilmediğini ve örgüte yönelik yapilan polis operasyonlarını ileri süren grup iddialarını kanıtlıyamadığı için kitle tabanı bulamayarak süreç içerisinde dağıldı.

Parti-Cephesi isminin anlamı şuradan gelir: “Parti” grubun politik aktiviteleriyle ilgilenirken, “Cephe” de grubun silahlı alandaki faaliyetleriyle ilgilenir. Hareketin ideolojisine göre bu ikisi teorik olarak ayrıdır.

Grup, Marksist-Leninist kökenli bir ideolojiye sahiptir ve ABD ve Nato karşıtıdır. Türkiye devletinin Batı emperyalizminin kontrolü altında oduğunu savunur ve bu kontrolü şiddete başvurarak yıkmayı hedefler.

Aktivitelerini büyük ölçüde bağışlardan sağlar. İlk olarak ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından, Ekim 1997′de terörist bir organizasyon olarak nitelendirilmiştir.

Başlıca müttefikleri Uluslararası Dayanışma (Solidarieta Internazionale, İtalya) ve FKHC (Filistin´in Kurtuluşu için Halk Cephesi)’dir.

Örgütün baslica eylemleri; 9 ocak 1996′da Sabancı Center’ın 25. katında Sabancı Holding Yönetim Kurulu Üyesi Özdemir Sabancı,Toyota SA genel müdürü Haluk Gürgön ve başkanlık sekreteri Nilgün Hasefe’nin öldürülmesi. 22 temmuz 2005′te Tunceli, Hozat ilçe merkezi basildı. 4 Kasım 2005′te İstanbul- Alibeyköy ilçe merkezi baskını.

Mayıs 23, 2008

yiğidin borcu ölüm mp3

kurtlar vadisi 39.bölümdeki mematinin şarkısı

http://www.gereksizbiri.net/yigidin_borcu_olum.mp3

Kadın bombacı terörist, eğitimde havaya uçtu

Kategori: Terörizim — gereksizbiri @ 10:49 am
Tags:

PKK terör örgütünün İran kolu PJAK’ın bir kadın bombacısının, Kandil Dağı’nda suikast ve sabotaj eğitimi aldığı sırada bombanın patlaması sonucu parçalanarak öldüğü bildirildi. ‘Baharin Afrin’ kod adlı 23 yaşındaki Berivan Ali’nin Suriyeli olduğu belirtildi.

PKK’nın İran kolu olan PJAK’lılara bomba, suikast ve sabotaj eğitiminin verildiği Kandil Dağı’ndaki kampta bir kadın terörist üzerindeki patlayıcıyla birlikte havaya uçup öldü. Türkiye’nin Güneydoğu illerindeki kırsal alanlarında da çeşitli eylemlere katıldığı belirtilen Suriyeli 23 yaşındaki Berivan Ali’nin örgütün kadın bombacısı olduğu belirtildi. Türk istihbarat birimleri bomba, suikast, sabotaj, operasyon, uzaktan kumandalı telefon ve elektronik düzenekleri kapsayan patlayıcı madde eğitimi alan kadın

Mayıs 22, 2008

Petrol fiyatları çıldırdı

Kategori: Dünyadan, Genel, Güncel, Haberler, Politika — gereksizbiri @ 8:57 am
Tags:

Petrol fiyatları akılalmaz bir hızla yükselmeye ve rekorlar kırmaya devam ediyor.
Dün sabah 130 doları zorlayan petrol, gün içinde 132 dolara kadar ulaştıktan sonra bugün de 135 dolara tırmandı. Petrolün bu yeni rekoru kırmasında en önemli neden ise ABD‘deki ham petrol stoklarının 5 milyon varilden fazla azalması oldu.

ABD Ham Petrolünün Temmuz ayı varil teslim fiyatı, Asya borsalarında 135,04 dolardan işlem görüyor.

ABD‘deki petrol stoklarında yaşanan 5 milyon varillik düşüş, son 4 ayın en büyük haftalık düşüşü olarak kayıtlara geçti.

Bütün fonların petrolün peşine düştüğüne işaret eden uzmanlar, dolardaki düşüşün de petrole olan talebi artırdığını belirtiyor. Goldman Sachs’ın Mayıs ayı başındaki 200 dolarlık tahmininin giderek kendisine daha çok taraftar bulduğunu kaydeden uzmanlar, petrolden gelen her olumsuz haberin bir anda fiyatlarda yeni bir rekor oluşturduğuna dikkat çekiyor.

PETROL NEDEN YÜKSELİYOR?

DOLARIN DEĞERİNİN DÜŞÜK OLMASI

ABD Doları’nın diğer önemli para birimleri karşısında değerinin düşmesi,  dolar varlıklarını nispeten ucuz olarak gören yatırımcıları petrol gibi  diğer emtia alımlarına yönlendirdi. Doların değerinin düşmesi Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC)  gelirlerinin satın alma gücünü düşürdü ve dolar kullanmayan bazı tüketicilerin satın alma gücünü artırdı.

Öte yandan bazı uzmanlar yatırımcıların petrolü zayıf dolara karşı korunma amaçlı  olarak kullandığını belirtiyorlar.

FONLAR

ABD Merkez Bankası’nın (FED) geçen yıl Ağustos ayının ortasından  itibaren faiz oranlarını düşürmesi ve kredi krizinin etkilerini  hafifletmek için merkez bankalarının mali piyasalara milyarlarca dolar  pompalaması, petrol ve altın fiyatlarını artırdı.

Emeklilik ve hedge (yüksek riskli) fonlardaki yatırımların petrol dahil  diğer emtiaya yönelmesi petrol fiyatlarını yükseltti.

TALEP

Petrolde daha önce fiyatlar arza ilişkin kaygılar yüzünden artarken, şu  anda fiyatların yükselmesinde dünyanın en fazla petrol tüketen ülkeleri  ABD ve Çin‘in petrole olan talebinin büyük etkisi bulunuyor. 2004 yılındaki ani yükselişten sonra azalan küresel petrol talebi  büyümesi artış eğilimini sürdürürken, yüksek fiyatların şimdiye kadar  ekonomik büyüme üzerinde sınırlı etkisi oldu.

OPEC’İN ARZI SINIRLAMASI

Dünya petrolünün üçte birinden fazlasını üreten OPEC’in, fiyatların  düşmesini engellemek için 2006 yılının sonunda petrol üretimini  azaltmaya başlaması da fiyatların düşmesini engelledi.

Geçen yıl Aralık ayındaki toplantıda günlük üretim kapasitesini değiştirmeme kararı alan OPEC, tüketici ülkelerin daha fazla petrol  üretmesi çağrılarına rağmen, piyasadaki petrol arzının yeterli olduğunu ifade ediyor.

NİJERYA-İRAN-IRAK

Dünyanın sekizinci büyük petrol üreticisi Nijerya’da petrol üretimi,  petrol endüstrisine yönelik saldırılar nedeniyle Şubat 2006′dan bu yana  kesintiye uğruyor. Petrol şirketlerine göre, saldırılar ve sabotaj  nedeniyle Nijerya’nın günlük 559 bin varil petrol üretimi durdu. Dünyanın dördüncü büyük ihracatçısı İran‘ın, nükleer programı nedeniyle  Batılı ülkelerle yaşadığı gerginlik, petrol tüketicilerinin İran‘ın  petrol arzına ilişkin kaygılarını artırıyor.

Irak‘ın yıllardır süren ambargo, savaşın ardından bitmek bilmeyen  çatışmalar ve yeterli yatırım olmaması nedeniyle petrol endüstrisinden  tam verim alamaması da fiyatların artmasında etkili oluyor.

Kaynak : Hurriyet

Tuncay Özkan

Kategori: Genel, Güncel, Haberler, Politika, Türkiye, Önemli Kişiler — gereksizbiri @ 8:55 am
Tags:

Tuncay Özkan (d.1966, Ankara), Türk gazeteci, yazar.

Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun oldu. Yüksek Lisans Eğitimini Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nde tamamladı. Gazeteciliğe 1981 yılında Ankara’da Rüzgârlı Sokak’ta başladı. 1984 yılında Hürriyet Grubu’nun çıkardığı Hürgün gazetesi’nde çalıştı. Daha sonra Cumhuriyet gazetesi’nde görev aldı.

1993 yılında yazılı basından televizyona geçti. 1996’dan 2002’nin Temmuz ayına kadar Kanal D Genel Yayın Yönetmeni olarak çalıştı. Haziran 1998 – Şubat 2001 tarihleri arasında Radikal Gazetesi‘nde, Şubat 2001 tarihinden Temmuz 2002 tarihine kadar da Milliyet gazetesi‘nde, 2002 Temmuz’undan 2003 Aralık ayına kadar Akşam gazetesi‘nde köşe yazarlığı yaptı.

2002 Temmuz’unda Çukurova Medya Grup Başkanı olarak göreve başladı ve bu görevine Aralık 2003’e kadar devam etti

Kanaltürk dönemi

Kanaltürk adlı televizyon kuruluşunun kurucusudur. Haziran 2004′te Kerimcan Kamal, Adnan Bulut ve Tuncay Mollaveisoğlu’nun yönetiminde olan kanalda danışman olarak kuruculuk yapmıştır. Söz Meclisi, Strateji ve Politika Durağı gibi programların ve Abdi İpekçi belgeselinin de yapımcısıdır.

Cumhuriyet mitinglerinin düzenleyicilerinden olan Özkan, 12 Eylül 2007 tarihinde AKP iktidarına karşı 1 milyon kişiye çağrı yaptı. “Biz Kaç Kişiyiz” hareketini başlattı. “Biz Kaç Kişiyiz” sivil toplum platformunu[2] oluşturdu. Çağrısına 7 ayda 1 milyon 300 bin kişi “Biz de varız” yanıtını vermiştir. Türkiye’nin bir çok ilini dolaşan Tuncay Özkan, Cumhuriyet Partisi’nden para yardımı aldığı iddialarını reddetmekte. Star Gazetesi Genel Yayın Kordinatörü Şamil Tayyar tarafından Ergenekon Terör örgütü üyesi olduğu iddia edilmiştir.

Başbakan Tayyip Erdoğan’a, “Aptal” dediği gerekçesiyle 11 Mayıs 2008′de 1 yıl 2 ay hapis cezasına mahkûm oldu. Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada Özkan’ın avukatı Ahmet Çörtoğlu, müvekkilinin konuşmasında “aptal” değil, “aptalca” dediğini iddia ederek beraat talebinde bulundu. Mahkeme Hâkimi Hayri Keskin, Özkan’ın 1 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldığını açıkladı. Keskin, cezanın 1 yıl süre ile teciline karar verdi.[3]

12 Mayıs 2008 günü sahibi ve kurucusu olduğu Kanaltürk ve bütün yan kuruluşlarını hükümet yanlısı olduğu bilinen Gülen Hareketi‘nin destekçilerinden olduğu iddia edilen Bugün gazetesininde sahibi olan Koza Madencilik A.Ş’nin sahibi Akın İpek‘e 25 milyon dolar muammel bedel karşılığında hisselerin %99.09′unu sattığını anlattı.[4] Koza Madencilik A.Ş. ise İMKB‘ye gönderdiği Borsa bilgilendirme yazısında satış bedelinin 30 milyon dolar olduğunu belirtti.[5] Ayrıca 13 Mayıs 2008′de kanalda yaptığı açıklamada çalışanların 8 aydır maaş almadığını söyleyip, satmaması hâlinde mallara haciz geleceğini kaydederek satışın mecburî olduğunu dile getirdi.[6]

www.bizkackisiyiz.com ile gazetelerde kendisine yönelik eleştirilere de “Atatürkçü mücadelesine devam edeceği”ni söyleyerek yanıt veren Özkan, yeni bir televizyon ve gazete çıkartarak yoluna devam edeceğini belirtti. Özkan, Kanaltürk’ü satın almasından dolayı Koza Davetiye’ye de teşekkür etti. Özkan, “Kendilerine teşekkür ediyorum. Bize yardım ettiler ve aldılar. 25 milyon dolara sattık. 20 milyon doların üzerinde borucumuz var. bunun 10 milyon dolarından fazlası vergi ve SSK borçları” dedi.

Özkan, aldığı tepkiler üzerine bir basın açıklaması yaparak, “Bize kimse sahip çıkmadı. Yalnız, çaresiz bırakıldık. Lisansımızı iptal ettiler. Vergi borçları yüzünden kanalın kapısında icra memurları bekliyordu” demiştir. Ayrıca kanalın satışını eleştiren gazete ve internet sitelerine yanıt verirken ağır ifadeler kullanmıştır.

Yayınlanan eserleri

  • Yaraya Tuz Bastım ‘Ermeni Soykırımı…’ (Nisan 2007)
  • Abdullah Öcalan Neden Verildi? Nasıl Yakalandı? Ne Olacak? (Temmuz 2005)
  • CIA Kürtleri-Kürt Devletinin Gizli Tarihi (Mart 2004)
  • Milli İstihbarat Teşkilatı-MİT’in Gizli Tarihi (Kasım 2003)
  • Bush ve Saddam’ın Gölgesinde Entrikalar Savaşı (Ocak 2003)
  • Operasyon (Şubat 2000)
  • Parsadan Hikayesi (Temmuz 1996)
  • Bir Gizli Servisin Tarihi (Aralık 1996)
  • Suikast Raporu 93/96 (Nisan 1996)
  • Öldürün O Gazeteciyi (Ağustos 1994)
  • Kıyamet Mahkemesi (Şubat 1993)

Kaynak : http://tr.wikipedia.org/wiki/Tuncay_%C3%96zkan

Fethullah Gülen İzmir’de!

Kategori: Güncel, Haberler, Türkiye — gereksizbiri @ 8:52 am
Tags:

ABD’de yaşayan Fethullah Gülen, İzmir’deki bir şirkette redaktör olarak çalışıyor gösterildi

Sağlık sorunlarını bahane ederek 1999 yılından bu yana ABD’de yaşayan Fethullah Gülen’in, aynı dönemde İzmir’de, sadece ajanda ve defter üretilen Nil Basım Yayım Dağıtım Matbaacılık Ambalaj Sanayi ve Ticaret AŞ adlı şirkette “redaktör” kadrosuyla çalışıyor gibi gösterildiği ve sigortalandığı ortaya çıktı.

Edinilen bilgiye göre Gülen, SSK’den 2101372215 tahsis numarasıyla yaşlılık aylığı alırken, İzmir’in Gaziemir ilçesine bağlı Sarnıç beldesinde bulunan ve ajanda, defter basımıyla uğraşan şirkette 18.10.2002 tarihinden itibaren sigortalı işe başlamış gibi gösterildi. İşe girişi ve sigorta işlemleriyle ilgili yasal prosedürün vekâleti bulunan kardeşi Mesih Gülen üzerinden yürütüldüğü, Gülen’in bu dönemde şirkette “redaktör” olarak görev yapıyormuş gibi gösterildiği anlaşıldı. Gülen’in, bu dönemde faks ve internet yoluyla gönderilen metinleri “redakte” ettikten sonra yeniden İzmir’e gönderdiği ve bunun karşılığı kazandığı ücreti de kardeşi Mesih Gülen’in aldığı ortaya çıktı. Gülen’in sözleşmesinin 01.01.2003 tarihinden itibaren sona erdirildiği anlaşıldı.

Daha sonra konuyu inceleyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı Sigorta Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişleri, gerek Sarnıç, gerekse İstanbul’daki şirket merkezlerinde inceleme yaptılar. Müfettişler Gülen’in işyerinde bulunmadığını tutanaklarına yansıtırken, işyeri yöneticilerinin ve Mesih Gülen’in de ifadelerine başvurdular.

Şirket Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Kahveci ifadesinde, Gülen’in ücretinin vekâleti karşılığı Mesih Gülen’e ödendiğini belirtirken, Nil AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Salih Sarıgül de “Gülen’in şirket tarafından basılacak kitap ve dergilerin bir kısmının tahsis işlemlerini yaptığını, iletişimi faks ve internet aracılığıyla sağladıklarını, Gülen’le şirketleri arasında yazılı bir hizmet sözleşmesinin bulunmadığını, sözlü anlaşma kapsamında ücretin Mesih Gülen’e ödendiğini” söyledi.

Sarıgül ayrıca Gülen’in 1994 yılından bu yana İzmir’deki işyerinde Güvenlik Destek Primi’ne bağlı olarak çalıştığını öne sürerken, merkezin İstanbul’a taşınması nedeniyle İzmir’deki fabrikanın 09.10.2002 tarihinde kapandığını, Gülen’in yeni işe giriş bildirgesinde “yanlışlıkla” tüm sigorta kollarında çalışıyormuş gibi gösterildiğini savundu.

Sigortalı olabilmek için işverenle çalışan arasında hizmet sözleşmesi yapılmasının yeterli olmayacağını vurgulayan müfettişler, ayrıca çalışmanın işverene ait bir işyerinde yürütülmesinin de zorunlu olduğunu vurguladı.

Gülen’in yaptığı gösterilen redaktörlük işinin, işyerinin niteliğiyle uyumlu olmadığını raporlayan müfettişler, “Fethullah Gülen’in işyerinde fiilen çalışmadığı gibi redaktör olarak çalışmasının da mümkün olamayacağı açıktır. İşverene bağımlı hizmet edimi bulunmadığı ve bu bağlamda hizmet akdi unsurları gerçekleşemeyeceğinden, adı geçen 506 sayılı yasanın 2. maddesi gereği sigortalı olarak kabul edilemeyecektir” görüşünü ortaya koydular.

Sonraki Sayfa »

WordPress.com'dan blog alın.