Gereksizbiri

Ağustos 26, 2008

askerdeyim

Kategori: 1 — gereksizbiri @ 5:01 pm

arkadaşlar askere gidiyorum şuan bile yazmaya fırsat zor buldum yorumlarınızı elimden geldikçe onaylamaya çalışacam

kendinize iyi bakın

Ağustos 21, 2008

Nijer, Cibuti, Eritre Burkina Faso fiso…

Kategori: Türkiye — gereksizbiri @ 12:09 pm
Tags:

Nijer, Cibuti, Eritre Burkina Faso fiso…

Avrupa Birliği’ne girdik diye havai fişek fırlatırken, kendimizi bir anda Arap Birliği’nde bulmuştuk… Şimdi de Afrika Birliği’ne ev sahipliği yaptık.

*

AB olsun, çamurdan olsun be!

*

Neyse…

50 tane Afrikalı geldi.

Aslında 53 tane bunlar…

3’ü mazeret bildirdi, gelmedi.

Lesoto.

Svaziland.

Mozambik.

Sordurdum…

Tarzan’la Ceyn de gelmemiş.

Çita’nın nişanı varmış.

Pigmelerin okulları açıldığı için

Kızılmaske de gelememiş.

*

Matrağı bırakırsak, soru şudur:

“Niye ağırladık bu arkadaşları?”

*

Birleşmiş Milletler Güvenlik

Konseyi Üyesi olmak istiyoruz;

bize oy versinler diye.

*

Son 20 günde…

İstanbul’da bomba patladı; 18 kişi öldü. Küçükçekmece’de kamyon kasasında havasızlıktan boğulmuş 14 mülteci cesedi bulundu. Konya’da kaçak Kuran kursu çöktü, 18 çocuk öldü. Antalya’da ormanlar yandı, 2 ölü… Ankara’da 49 bebe öldü, kolide verdiler. İzmir’de kadıncağız kataraktını alsınlar diye yattı, rahmini aldılar. Sakarya’da kene, 1 ölü. Ordu’da kene, 1 ölü. Sivas’ta gene kene, 2 ölü. Kilis’te cinnet, 6 ölü. Antalya’da köpük partisi, 3 ölü.

Sivas’ta taradılar, 1 şehit.

Hakkári’de mayın, 1 şehit.

Şırnak’ta pusu, 5 şehit.

Muş’ta karakol bastılar, 1 şehit.

Elazığ’da vurdular, 1 şehit.

Erzincan mayın, 9 şehit.

Şemdinli mayın, 1 şehit.

Şırnak mayın, 1 şehit.

Karacaahmet’ten Selimiye’ye havan fırlattılar. Boru hattını havaya uçurdular. Daha dün Mersin’de canlı bomba patladı, 1 ölü, 12 yaralı… Amasya’da trafik kazası, 5 ölü. Ankara’da aşırı hız, 4 ölü. Malatya’da düğün minibüsü takla attı, 9 ölü. Mersin’de traktör uçtu, 3 ölü. İzmir’de sarhoş şoför, 5 ölü… Tuzla’da işçileri filikaya doldurup, tankerden attılar; 3 ölü.

*

20 günde… Ne etti?

164 ölü.

*

Neye talibiz?

Dünyanın güvenliğine!

*

Gülmekten ölücem… 165 olacak.

Yılmaz ÖZDİL

Hayattan Öğrenilecek 20 Ders

20 önemli ders

Hayattan ögrenebilecegimz dersleri illa okumamıza gerek yok..Aslında yaşarken hayat zaten iyi yada kötü ( genelde bana kötü) dersler veriyor..Ama hayat bize ders vermeden önce Andrew Galasetti isimli bir insan bize önerilerde bulunacak..

İşte bu 20 tane öneri; (okunamızda yarar var) 

1. Fırsatları siz yaratmalı ve kovalamalısınız:
Fırsatlar çok nadiren kendisini aramayan birilerinin kapısını çalar. Fırsatları siz yaratmalı ve kendiniz aramalısınız. İnisiyatifi ele alıp işleri sizin yürütmeniz ve kapıları sizin açtırmanız gerekecektir.

2. Olumsuz düşünce size sadece daha fazla olumsuzluk getirir:
Olumsuz düşüncelere odaklandığınızda bütün görüp göreceğiniz nimet olumsuzluğun kendisi olacaktır. Hayatta olumlu şeyleri aramazsanız, olumlu şeyler başınıza gelse bile siz onun sadece olumsuz yanlarını görebiliyor olabilirsiniz.

3. Bulunduğunuz konum, sizin neler yapabileceğinizi belirlemez:
Evsiz biri de olsanız, konaklarda da yaşasanız, zengin veya fakir de olsanız veya hatta üniversiteden tam notla mezun da olsanız veya sınıfta kalmış olsanız bile; bunların gelecekte bir etkisi yoktur. Bu görüş açısını destekleyecek çok fazla sayıda başarı öyküsü vardır. Eğer azminiz ve yeteniğiniz varsa ulaşamayacağınız nokta yoktur. Kendi sınırlarınızı ve ufkunuzu siz kendiniz tayin edersiniz.

4. Başkalarına yardımcı olamıyorsanız, kendinize de faydanız yoktur:
Sadece başkaları için kapıyı tutmak veya buna benzer basit bir jest bile olsa sizin hayatınızda mucizeler yaratır. Hem kendinizi harika hissedecek hem de yaptığınız iyilik hayat yolunda bir şekilde size geri dönecektir, siz farketseniz de farketmeseniz de… Başkalarına yardım etmiyorsanız, onlar da size yardım etmeyeceklerdir ve aslında yardım etmeleri de gerekmiyor demektir.

5. Kişisel tutkunuzu takip edin, para da sizi takip edecektir:
Tutkunuz varsa ve işinizi yaparken keyif alıyorsanız ben buna “iş” demem. O işte yeni bir şeyler yaratmak için odaklanın ve daha fazla tutkuyla davranırsanız eninde sonunda para size gelecektir. Eğer sadece paraya odaklanırsanız, para size gelmeyecektir çünkü siz sadece miktara odaklanmışsınız demektir, kaliteye değil.

6. Kendinizden keyif alın:
Mümkün olduğunca hoşça vakit geçirin, herşeyi ciddiye almayın. Endişelerinizi kenara itin ve keyifli şeyleri yakınınıza çekin.

7. Eğer kolay olsaydı herkes yapardı:
İşte bu yüzden “çabucak zengin olma” reçetelerinin hiçbiri işe yaramaz. Eğer bu kadar kolayu ve çabuk yoldan zengin olmam mümkün olsa o zaman herkes milyoner olurdu. Para kazanmak ve size verilen görevi başarmak sıkı çalışmayı gerektirir ama harcadığınız çabaların karşılığını en sonunda alırsınız.

8. Planlı olmak iyidir ama spontan olmak da iyidir:
İş hayatında ve özel hayatta geleceği planlamak önemlidir ama bu planı çabucak değiştirebilecek durumda olmak da önemlidir. Bazen çeşitli insanlar ve olaylar planlarınızla sizin aranıza girecektir, işte o yüzden yeri gelince planlarınızı değiştirmeniz veya iptal etmeniz gerekecektir. Arada bir spontan olun, o zaman hayat çok daha ilginçleşecektir.

9. Pek çok yeteneğiniz var:
Yetenekli bir atlet veya müzisyen olabilirsiniz ama belki de sizin bilmediğiniz on tane daha yeteneiğiniz olabilir. İnsanlar iyi yapabildikleri bir şey bulunca genellikle ona odaklanırlar ve daha başka hangi alanlarda yetenekleri olabileceğini düşünmezler.

10. Ödül almaksızın sıkı çalışmayın:
Eğer hayat yolunda kendinize iyi davranmıyorsanız, rüyalarınız gerçekleştirmek için sıkı çalışmanın anlamı nedir? Büyük veya küçük başardığınız her zorluğun uygun bir ödlü olmalıdır, bir günlük tatil veya bir dilim kek gibi…

11. Para mutluluk getirmez:
Dediğim gibi, peşinde koştuğunuz asıl amaç para olmamalı ama para kazandığınız zaman bir şeyleri başarmış olduğunuzu bilirsiniz. Bunu bilmek de güzel bir histir ve size mutluluk verir çünkü kendi istediklerinizi yapacak daha fazla zaman ve özgürlük kazandığınızı da bilirsiniz.

12. Başka birinin başına her zaman daha kötüsü gelmiştir:
Bazen kötü bir gün geçirmişsinizdir ama kötümserliğe kapılmadan önce durun ve düşünün, her gün sizden daha kötü bir gün geçirmiş milyonlarca insan var şu dünyada.

13. Başkalarına ihtiyacınız var:
Elinizden geldiğince dost kazanın, arkadaş edinin. Ve asla köprüleri yakmayın. Başarı için başka insanlara ihtiyacınız olacaktır.

14. Açık fikirli olmak, daha fazla bilgi edinmenin anahtarıdır:
Dünya hakkında daha fazla şey öğrenmek için açık fikirli olmanız gerekir. Herşeye bir şans verin.

15. Başarısızlık çok iyidir:
Başarıya giden en önemli adım değilse bile en önemli adımlardan biri başarısızlıktır. En azından bir kere başarısızlığa uğramanız şarttır ama bir kaç defa başarısızlığa uğrarsanız daha iyidir. Başka türlü öğrenmeniz mümkün olmayan bir sürü şeyi başarısızlıklarınızdan öğrenirsiniz. Ve bir gün nihayet başarıya ulaştığınızda bunun değerini daha iyi anlayacaksınız.

16. Pek çok insan gerçekten iyidir:
Bu gerçeği çok yakınlarda farkettim. Pek çok insan iyidir ama bunu yabancılara pek göstermezler. Siz onları tanıdıkça ve onlar da sizi tanıdıkça muhtemelen ne kadar iyi insanlar olduklarını göreceksiniz.

17. Sözler ve düşünceler herşeyi kontrol eder:
Söylediğiniz veya düşündüğünüz şeyler eninde sonunda gerçekleşir. Başarısız olacağınızı söylerseniz başarısız olursunuz çünkü bunun gerçekleşmesi için nasıl olsa bir yol bulacaksınız demektir. Başarılı olacağınızı söylerseniz de aynı şey olur, bunu gerçekleştirmek için nasıl olsa bir yol bulursunuz.

18. Bakış açınızı gerçekliğin ta kendisidir:
Bir olayı veya durumu nasıl görüyorsanız, o da öyle var olur. Bir şeyi trajik veya olumsuz olarak görüyorsanız, onun sizin için anlamı odur. Eğer bir şeyi heyecan verici ve olumlu olarak görüyorsanız, o zaman onun sizin için anlamı da öyle olacaktır.

19. İlham ve motivasyon her yerdedir:
Nerede olduğunuzun hiç önemi yok, orada mutlaka size ilham vercek veya sizi motive edecek bir şeyler vardır. Çok uzaktaki bir ülkede savaşa girmiş ve kendidinizi korkunç şartlar bulmuş olabilirsiniz ama gene de orada sizi hayatta tutacak ve daha iyi bir şeyler için çabalamanızı sağlayacak bir şeyler olacaktır. Size düşense o sebebi görüp tanımak ve asla kaybetmemektir.

20. Dünyayı değiştirebilirsiniz:
Her bir insanın doğrudan veya dolaylı olarak dünyayı değiştirebilme gücü vardır. Kendi hayatınızı değiştirdiğinizde doğrudan veya dolaylı olarak dünyayı da değiştirmiş olursunuz. Kendi hayatınızı veya etrafınızdaki insanların hayatını değiştirdiğinizde dünyayı değiştirmişsiniz demektir. Yaptığınız küçük şeylerin dünyada büyük etkileri olabilir.

Köy muhtarından tapuyu 2 YTL’ye aldı 205 milyon Euro’ya alışveriş merkezi dikiyor

Türkiye’nin önde gelen sanayicilerinden Akın Holding, 1971’de Turgut Özal DPT Müsteşarı iken, İkitelli Köyü Muhtarı Cemal Bey ve ihtiyar heyetinden 2 YTL’ye aldığı arazide 205 milyon Euro’ya 212 İstanbul Alışveriş Merkezi ve rezidans projesini gerçekleştiriyor.

Akın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Akın, gayrimenkul sektörünü sevdiklerini belirterek, gayrimenkul yatırımlarına devam edeceklerini söyledi.

TÜRKİYE’nin önde gelen sanayicilerinden Akın Holding, 1971’de Turgut Özal Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Müsteşarı iken İkitelli Köyü Muhtarı Cemal Bey ve ihtiyar heyetinden zamanın parasıyla 2 milyon liraya (2 YTL) aldığı arazide 205 milyon Euro’ya 212 İstanbul Alışveriş Merkezi ve rezidans projesini gerçekleştiriyor. Akın Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Akın, bir zamanlar Edip İplik’in bulunduğu arazinin hikayesini şöyle anlattı: “Pamuk ipliği fabrikalarına teşvik veriliyordu. Biz de Edirne’de yatırım karar aldık. Edirne’de arsa ararken çok uzak olduğunu gördük. Turgut Özal’a aynı teşvik İstanbul için geçerli olur mu diye danıştık. Özal, 25 bin iğlik yerine 50 bin iğlik iplik yatırımı yaparsak olabileceğini söyledi. Bu yatırımı ancak 2 kademeli yapabileğimizi söyledim. Özal kabul etti; çok da sevindi. İstanbul’a en yakın bu 80 bin metrekarelik arsayı bulduk. O zaman burası İkitelli Köyü idi. Ruhsatı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden alacağımızı düşündüm. İkitelli Köyü Muhtarı Cemal ve ihtiyar heyeti verdi. Edirne’nin Ed’i ile ipliğin ip’ini birleştirip, Edip İplik fabrikasını kurduk. O zaman bu civarda bir çiftlik ve kireç ocağından başka bir şey yoktu. Müthiş gelişti; fabrikalar kuruldu. Mahmutbey oldu sonra Bağcılar ilçesi kuruldu.”

1972’de Edip İplik fabrikasını açtıklarını ve 1994 yılında Fransız bir firmanın alışveriş merkezi (AVM) yapmak üzere fabrika arsasına 50 milyon dolar teklif ettiğini belirten Nuri Akın, “Hem fabrikayı taşıyıp hem de cebimize para koyabilecektik ama 1994 krizi çıkınca Fransızlar gitti. AVM fikri ilk o zaman oluşmuştu. 2005’te fabrikayı Lüleburgaz’a taşıdık. Şimdi tüketici ve kiracılarını mutlu edecek, Bağcılar ve İstanbul’un iftihar edeceği 212 İstanbul ortaya çıktı” diye konuştu.

Gayrimenkulü sevdi

2009 yılının mayıs ayında faaliyete geçmesi planlanan 212 İstanbul, bir alışveriş merkezi ile 540 rezidanstan oluşuyor. 115 milyon Euro’su alışveriş merkezi, 90 milyon Euro’su rezidans olmak üzere projenin toplam maliyeti 205 milyon Euro. Nuri Akın, diğer arazilerinde benzer projeler yapıp yapmayacaklarıyla ilgili olarak “Bu sektörü sevdim. Tekstilbank’taki hisselerimizi sattıktan sonra yapacak bir şey bulamıyordum. Bu iş çıktı; iyi oldu. Şimdi günde 16 saat çalışıyorum” dedi. Gayrimenkulün kendileri için önemli bir sektör olduğunu vurgulayan Akın, şunları söyledi: “Şu anda öncelikli olarak 212 projesini bitireceğiz. Sonra İstanbul’un değişik yerlerindeki gayrimenkullerimizi değerlendireceğiz. Zeytinburnu’nda bir arsamız var. Bundan sonrasında özellikle gayrimenkul geliştirme alanına kaymak istiyorum. Ama tekstil her zaman ısrar ettiğimiz ve iddialı olduğumuz bir alan olmaya devam edecek.”

Rakamlarla 212 İstanbul

Alışveriş merkezi projesi 115 milyon Euro’ya mal olacak.

90 milyon Euro’luk rezidansla birlikte projenin toplam maliyeti 205 milyon Euro.

Media-Markt 4.600 metrekare, Praktiker 9.300 metrekare ve Carrefour 11.600 metrekare alan ile projede yer alacak.

10 salonlu bir sinema bulunacak.

Proje 55.560 metrekare alan üzerine kuruluyor ve 230 bin toplam kapalı alana sahip.

180 mağaza alanı yoğun ilgi görüyor.

Proje 3 bin civarında kişiye istihdam sağlayacak.

Projenin rezidans kısmında 540 daire yer alacak.

Akın Holding, proje yapılacak Edip İplik Kavşağı’na maddi katkı da sağlayacak.

Masaya oturan Morgan Stanley kat irtifakına takıldı

212 Projesi’nde daha önce ortaklık konusunda yatırım fonu Morgan Stanley ile görüşme yaptıklarını belirten Nuri Akın, “Görüşmeler son aşamaya gelmişti. Ancak Almanya’da kat irtifakı diye bir şey olmadığı için… Almanya’daki hukuktan kaynaklanan bazı problemler nedeniyle anlaşma olamadı. Şu anda projeyi tek başımıza yapıyoruz. Özellikle bir ortak arayışımız yok ama gelenlere de kapımız açık” dedi.

Roth, 10 Euro kaparo verince ilk rezidansı kaptı

PROJENİN bulunduğu Mahmutbey’in ikinci bir Maslak olacağını kaydeden Nuri Akın, “Bölge son 10 yılda çok gelişti. Burada yaptığımız rezidansları da kısa bir süre sonra satışa çıkaracağız. İlk rezidansı Bodrum’dan komşum olan, arkadaşım Claudia Roth aldı. En büyük sorunu havalimanına gitmek için erken kalkmasıydı. Kırmızı gözlerle uçağa bindiğinden yakınıyordu. Burayı yaptığımı öğrenince 10 Euro kaparo verdi. İlk rezidansı kendisinin almak istediğini söyledi” dedi.

kaynak : hürriyet

İzmir’de hain saldırı: 16 yaralı

Kategori: Haberler — gereksizbiri @ 6:46 am
Tags: , ,

İzmir’de polis servis midibisü geçişi sırasında meydana gelen patlamada 16 kişi yaralandı.

İzmir‘in Yağhaneler Semti, Buca Kavşağı yakınlarında bu sabah teröristler, polis servis aracı ve bir askeri araç geçerken bir bina önüne park ettikleri bomba yüklü otomobili infilak ettirdi. Korkunç patlamada servis aracındaki 8 polis ve askeri araçtaki 3 asker ile çevredeki 5 sivil olmak üzere 16 kişi yaralandı.

Olay bu sabah saat 07.45 sıralarında Yeşillik Caddesi’nde Elka Durağı yakınında meydana geldi. İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda görevli Çevik Kuvvet polislerini taşıyan servis aracı ile arkasından giden askeri otomobilin geçtiği sırada, üç katlı binanın önünde park halindeki bir otomobilde patlama meydana geldi. Polis servis aracı, askeri araç ve çevredeki binaların hasar gördüğü patlamada ortalık kan gölüne döndü.

Patlamanın şiddetiyle bombalı aracın önüne park edildiği üç katlı evin ön cephe duvarları yıkılırken, çevredeki ev ve işyerlerinin de camları kırıldı.

Askeri otomobilde bulunan albay Ahmet Kılıç ile 2 asker yaralanırken, polis servis aracında yaralanan 8 polisten 4′ünün Hakan Babürhan, Abbas Kalander, Sacit Kaskatı ve Hüseyin Kirazdiken oldukları saptandı. Patlamada sırasında caddede ve evlerinde bulunan Özgür Yenidoğan, Güler Gezer, Ayşe Yenidoğan, Ramiz Yenidoğan ve Mehmet Ali Yarar da yaralandı.

Aralarında durumu ciddi olan yaralılar İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve İzmir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedaviye alındı.

Eşrefpaşa Polis Karakolu’nun eski yerinin yakınındaki polis lojmanlarına da yaklaşık 50 metre uzaklıkta patlatılan bombanın bulunduğu araç parçalandı. Yolu trafiğe kapatan polis, olayla ilgili soruşturma başlattı.

İzmir Valisi Cahit Kıraç, ilk belirlemelere göre bombanın plastik patlayıcı olduğunu ve uzak kumandayla ifilak ettirildiğini, soruşturmanın sürdürüldüğü söyledi.

kaynak : hürriyet

Dünyadan ilginç olaylar: Sıradışı tören

Kategori: Dünyadan — gereksizbiri @ 6:45 am

Dünya, Rus birliklerinin Gürcistan topraklarından çekilmesini bekerken, NATO’dan Rusya’ya sert mesajlar giderken, Yeni Zeelanda bu sıradışı geçit törenine kilitlendi.

Yeni Zelanda’da bir mahkeme, üstsüzlerin, ülkenin en büyük şehri Auckland’da motosikletler üstünde geçit töreni düzenlemesine müsaade etti. Auckland belediye meclisi, “Boobs on Bikes” sloganlı bu geçit törenin yasaklanmasını talep etmişti. Gösteriyi onbinlerce kişi merakla izledi. 100 kişilik bir grup da protesto etti. Sıradışı törenin mahkeme kararıyla onaylanması, Yeni Zeelanda’nın dört bir yanında tartışma konusu oldu.

DÜNYADAN KISA KISA

BAYAN BERLUSCONİ DERT YANDI
İtalya Başbakamı Silvio Berlusconi’nin eşi Veronica Lario “A” dergisine konuştu. İtalya‘nın en güçlü makamında oturan adamın eşi olmasına rağmen Bayan Berlusconi, her kadın gibi dertli. Onun derdi, eşinin çapkınlıkları ve bu çapkınlıkların medyada afişe edilmesi. Diğer kadınlardan bir farkı olmadığını söyleyen Bayan Berlusconi, “Her şeye sahip gibi görünebilirim ama” ifadesini de kullandı. Bayan Berlusconi dert yanarken “Çok tuhaf bir ülkeyiz. Herkes Silvio ile boşanmamız için tezahürat yapıyor, yuvamızın yıkılmasını istiyor ve bekliyor. Yapıcı değil yıkıcı olmayı tercih edenler ‘İnsanlar birlikte mutlu olmayı sürdürsün’ demiyor. Bizim aileyi bir arada toparlamak kolay değil ama mutluluğu üçüncü nesli görerek, yetiştirerek tadıyoruz” dedi.

ARAP ÜLKELERİNDE BEYAZLATICI ÇILGINLIĞI
Arap ülkelerinde beyaz ten takıntısı yüzünden cildi beyazlatıcı ürünler, peynir ekmek gibi satıyor. Unilever’in ‘Fair and Lovely’ isimli kremi ise Mısır’da piyasada üstünlük sağlamış durumda. Ancak ucuz ürünler, ciltte kalıcı hasara da yol açabiliyor. Facebook’ta ise beyaz ten takıntısını protesto eden gruplar oluşmuş durumda. Bu akımı ‘şişede ırkçılık’ olarak tanımlıyorlar.

PORTAKAL SIYUNA DİKKAT
İngiltere’de yapılan araştırma, greyfurt, portakal ve elma suyunun, bazı ilaçların vücutta absorbe edilmesini zorlaştırarak, ilaçların etkisini azaltabileceğini ortaya koydu. Söz konusu ilaçların kalp, kanser, enfeksiyon ve organ nakli sonrasında verilen ilaçlar olduğu belirtiliyor.

ALMAN DİPLOMAT ŞİKAYETÇİ OLDU
Almanya’nın San Francisco Başkonsolosu Rolf Schütte, iş ziyareti için ABD‘ye gelen milletvekillerini Dışişleri Bakanlığı’na şikayet etti: Sanki iş için değil, alışverişe sosyal etkinliklere gelmişler gibi davrandılar.

VODAFONE’U ŞOKE EDEN CİNAYET
Vodafone’un İngiltere’deki merkezinin üst düzey yöneticilerinden olan 40 yaşındaki Sally Sinclair, evinde ölü bulundu. Belden yukarı aldığı bıçak darbeleri sonucunda öldüğü tahmin edilen Sinclair’in kocası cinayetle suçlanıyor. Sally Sinclair, 10 yaşında ikiz erkek çocuk sahibiydi.

GARİP YASAKLAR ÜLKESİ
İtalya‘nın Toscany bölgesinde Forte de Marmi’de haftasonu çim biçme aracı ile elektrikli testere kullanmak yasak. Piedmont’ta, gece parklarda üçten fazla kişinin toplanması yasak. Positano’da ise cumartesi günleri havai fişek yasağı var. Independent Gazetesi geçtiğimiz günlerde bu yasakları toplayıp “İtalya’da eğlenmek yasak” diye yazınca İtalyanlar bunu milli gurur meselesi yaptı.

POKEMON TARİKATI
Güney Amerika ülkelerinden Şişi’de Pokemon gençleri tarikat kurdu. Saçlarını Pokemon gibi tarayan, dar jeans giyinen, vücutlarında piercing bulunan Pokemon gençleri, her gün öğleden sonra aynı saatte buluşuyor, akşam saatlerine kadar eğleniyor. En büyük eğlenceleri ise mümkün olduğu kadar çok kişiyi öpmek.

SUUDİ KADINLAR YENİ ŞEHİRLERDE ÖZGÜR OLACAK
Suudi hükümeti, dört tane “ekonomik şehir” oluşturmak için çalışmalara başladı. Projenin kapsamı çok geniş, ama şehirlerin en çarpıcı unsuru, Suudi standartlarına göre son derece liberal olmaları olacak. Kral Abdullah Ekonomik Şehri ile Heyl, Cizen ve Medine’de 2020 yılı itibariyle kadınlar araba sürebilecek, peçesiz halde sinemaya bile gidebilecekler.

ABD donanma gemilerine izin çıktı!

Kategori: Dünyadan, Türkiye — gereksizbiri @ 6:14 am
Tags: , ,

ABD ile Rusya arasında kalan Türkiye, ABD donanma gemisinin Karadeniz`e geçişine izin verdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Robert Wood, Türkiye`nin, Gürcistan`a insani yardım malzemeleri taşıyan 2 Amerikan donanma gemisi ve bir sahip güvenlik gemisinin Karadeniz`e geçişine onay verdiğini belirtirken, gemilerin bölgeye gidiş planına ilişkin ayrıntıya girmedi.

Robert Wood, gazetecilere açıklamasında, söz konusu gemilerin seyahat programlarının belli olmadığını ancak, gemilerin binlerce battaniye, hijyenik malzeme, bebek maması ve bebek bakımı malzemeleri taşıdığını kaydetti.

Wood, bu misyonun, Kafkasya`da gerginlik çıktığından beri Gürcistan`a deniz yoluyla gönderilecek ilk insani yardım olduğunu ifade etti.

Wood, “Türkiye ile beraber, Montrö Sözleşmesi kuralları çerçevesinde insani yardımın ulaştırılmasını sağlamak üzere çalışıyoruz“ dedi.

Robert Wood, daha önce ABD kaynaklı haberlerde adı geçen hastane gemileri USN Mercy ve USN Comfort gemilerinin, insani yardımın ulaştırılmasında kullanılmayacağını söyledi. İki geminin tonajının, 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi`nde belirtilen tonaj miktarını aştığı belirtiliyor.

Robert Wood, Gürcistan`da doğu ile batı arasındaki ulaşım koridorunun şimdi operasyonel hale geldiğini belirtti ve insani yardımın Gori`ye ulaşmasına imkan sağlandığını kaydetti.

2008-08-21 www.haberaktuel.com

Ağustos 19, 2008

baba vanga (vangelia pandeva dimitrova)

Kategori: Önemli Kişiler — gereksizbiri @ 8:14 am
Tags: , , , , ,

Dönemin, Osmanli Imparatorlugu altinda olan Bulgaristan’da (simdiki konumu ile Makedonya Cumhuriyeti) 30 ocak 1911 de dogdu. 13 yasinda yagmur seline kapilip toprak altinda kaldi ve iki gozu de iltihaplanip kapandi. yani tamamen gorme engelli. gelecegi goruyor fakat kaderi degistiremiyor. Dokundugu herhangi bir nesneyi butun ayrintilariyla tarif edebiliyor, bastigi toprakta yillar once ne olaylar gectigini bilebiliyordu.

[Resim]

[Resim]

Cocuklugundan beri yaptigi kehanetlerle cevresinde taninan Vanga Dimitrova’nin nami arttikca devletin gercek bir kurumu olarak calismaya baslamistir. Sofya Parapsisizm ve Telkin bilim Kurumu’nda Vanga Dimitrova ile gorusmek isteyenlerin randevulari ayarlanir, sorulan sorular, yapilan aciklamalar ve kehanetler dosyalanmaktadir. Gorusme ucretleri toplanarak parapsikolojik arastirmalari destekleyen devlet butcesine gider. Dimitrova ise devletten aylik maas almaktadir.

1996 yilindan bu yana resmi bir devlet memuru olarak kehanetleri bulunan Dimitrova’nin kehanetlerinin % 80′inin dogru ciktigi saptanmistir. Bu kehanetlerini nasil gerceklestirdigine yonelik calismalar da yilardir devam etmektedir. Kehanette bulunurken etrafinda olusan enerji alanlari, kehanetlerle oteki duyular disi idrak yetenekleri arasindaki iliski, beyninin diger insanlardan farkli calisip calismadigi ve psikolojik durumu surekli inceleme altindadir. Ancak butun bu calismalar belirli bir olgunluga ulasmadigi gerekcesiyle henuz aciklanmamistir.

1989 yilinda bir rus tv’sine yaptigi konusmada; “iki celik kus, kulelere carpacak gokyuzu aydinlanacak” (11 eylul 2001 saldirisini) ve “Kursk su altinda kalacak ve butun dunya arkasindan aglayacaktir” (1995′de yapilan ve 2000 yilinda batarak 118 rus askerine mezar olan denizalti) diye kehanetlerde bulunmustur. 1940-1945 yillari arasinda da (ki daha ikinci dunya savasi yeni bitmistir) bugunleri anlatan bir kehanetde bulunmustur..

[Resim]

2008 – 4 ulkenin 4 devlet baskanina suikast girisiminde bulunulacak ve bu 3.dunya savasinin baslama nedenlerinden biri olacak. dunyada surekli kargasalar yasanacak.
2010 – 3.dunya savasi kasim 2010 da baslayacak ve ekim 2014 yilina kadar surecek.
2011 – Radyoaktif dalgalarinin yogunlasmasi yuzunden hayvanlar ve bitkiler yok olma noktasina gelecek. Musluman ulkeler kimyasal savas ile avrupalilari yok edecek.
2014 – insanligin yarisi deri ve diger organlarin kanser hastaligi ile bogusacak.
2016 – avrupa nufusu yari yariya azalacak.
2018 – dunyanin yeni hakimi Cin’e gececek ve ekonomik olarak Cin cok guclenecek.
2023 – dunyanin yorungesinde hafif bir degisiklik olacak.
2025 – avrupa da nufus daha da azalacak.
2028 – tukenen petrol ve diger yeralti kaynaklarinin yerine yeni bir enerji kaynagi bulunacak.
2043 – Musluman bir devlet yeniden avrupanin tek hukumdari olacak.
2046 – tedavi edilmeyecek organ kalmayacak. gelistirilern yeni buluslarla hatali, hastalikli organin yerine yenisi (birebir) yeniden yapilacak.
2076 – butun dunyada “sinifsiz” komunizm sistemi yerlesecek
2084 – tabiat kendini yenileyecek
2088 – butun hastaliklar bir kac saniyede tedavi edilecek.
2097 – cabuk yaslanmanin onune gecilecek.
2167 – yeni bir din
2299 – fransiz partizanlar islam dinine karsi ayaklanacaklar.
2304 – ay’in sirri (gizemi cozulecek)
3797 – конец света – end of the world – dunyanin sonu… baska bir gezegende insan yapimi yeni bir hayat baslayacak.

Ceviri : MKozanoglu

Ağustos 15, 2008

Erdoğan ve Bush arasında ilginç iş bölümü

Kategori: Türkiye — gereksizbiri @ 11:03 am
Tags: ,

Ankara’dan önceki gün gelen bir haber, hemen hiç kimsenin ilgisini çekmedi. Habere göre, Başbakan Tayyip Erdoğan, partisinin salı günü yapılan MYK toplantısı sırasında Gürcistan’daki krizi değerlendirmiş. Erdoğan, Gürcü lider Mihail Saakaşvili’yi aramasına rağmen, Rusya Başbakanı Vladimir Putin’e telefon etmemesini şöyle açıklamış:

“Sayın Putin’i de arayıp görüşecektim. Ancak, Başkan Bush, Pekin’deki olimpiyat açılışlarında bir araya geldiklerinde Sayın Putin ile görüştü. Başkan Bush görüşünce benim aramama gerek kalmadı, ben de Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili’yi aradım. Ayrıca, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’u arayarak devreye girmesini istedim.”

Başbakan Erdoğan, bu “ilginç” gerekçeyi açıkladıktan bir gün sonra, önce Moskova’ya, ardından Tiflis’e gitti. MYK’daki açıklamasının üstünde durulmadığı için, Başbakan’ın tutumundaki bu “âni değişim” sorgulanmadı.

Erdoğan’ın son dış gezilerini izleyen bir muhabir olsam, Başbakan’a şunları sorardım (Gürcü yetkililerin çıkardığı onca zorluk altında çalışan Hürriyet muhabirlerine Tiflis’te böyle bir fırsat verilmediğini biliyorum):

-         Daha iki gün önce telefonda bile görüşmeye gerek görmediğiniz halde, neden birden karar değiştirip Putin ile buluşmak üzere tâ Moskova’ya gittiniz?

-         MYK toplantısında ‘ABD Başkanı arayınca, benim aramama gerek kalmadı’ ifadesi ile neyi kastettiniz?

-         Uluslararası arenadaki bir kriz sırasında Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak devreye girerken, muhakkak ‘milli çıkarları’ gözeterek tavır alıyorsunuz.  ABD Başkanı’nın da Türkiye’nin çıkarlarını kolladığını mı düşünüyorsunuz ki, o bir liderle görüşünce, sizin görüşmenize gerek kalmıyor? Aranızda bir “ast-üst ilişkisi” mi var?

Son sorum yanlış anlaşılmasın. Başbakan’ın, ABD Başkanı George W. Bush’un “ast”ı gibi davrandığını imâ etmiyorum.

Aksine, Erdoğan’ın MYK’daki sözlerine sinen o “özgüvenli” havanın, bunun tam tersini yansıttığını düşünüyorum.

Yani Erdoğan öyle bir laf etmiş ki, sanki Bush, Amerika’dan Sorumlu Başbakan Yardımcımız.

Erdoğan’ın Putin’e “Sayın” diye hitap ederken, Bush’a “Başkan” unvanını uygun görmesinin nedeni ise muamma.

O sözlerdeki havayı Başbakan’ın “Kasımpaşalılık ruhuna” bağlayıp, meseleyi önemsemeyebilirsiniz.

Doğrusu ben de, Erdoğan’ın “bilinçaltında” kendisini Bush ile nasıl “bağlantılandırdığını” pek merak etmiyorum.

Hatta, Başbakan’ın Türkiye’yi “Batı uygarlığının lokomotif bir ülkesi” olarak özümsediği ve bu şekilde hissettiği için, bu sözleri samimiyetle söyleyebildiğine bile inanabilirim.

Fakat gözden kaçtığını düşündüğüm bir başka noktaya, ilk soruda vurguladığım o “tavır değişikliğine” dikkat çekip yeniden soruyorum:

Başbakan Erdoğan, ne oldu da, iki gün önce telefon etmeye bile gerek duymadığı Putin’in ayağına kadar gitmeye karar verdi?

Rus lider ile Pekin’de görüşen ancak anlaşamayan “ast” statüsündeki Bush’un aklına yeni bir şey mi geldi ki, coğrafi olarak Moskova’ya daha yakın olan Sayın Erdoğan’dan, bunu Putin’e bizzat iletmesini rica etti? Yoksa Erdoğan, Moskova’da yalnızca Türkiye’nin çıkarlarını mı savundu?

Ve son olarak: ABD ile Rusya arasında çıkan ‘Ilık Savaş’ta, Türkiye hangi cephede?

ABD’nin “sözcülüğünü” mü yapıyoruz? Rusya’ya mı daha yakınız? Yoksa akıllıca bir “denge siyaseti” mi güdüyoruz?

Umarım bu soruların yanıtını, Amerika’dan Sorumlu Başbakan Yardımcımız Bush değil de, aynı dili konuştuğumuz birileri verir.

hürriyet

İslam’ın anlamı ve Putin’in İslam anlayışı üzerine

Kategori: Türkiye — gereksizbiri @ 11:01 am
Tags:

Kur’an ‘ın, bir tek yerde etimolojiyle uğraşması, onun da dinin adı meselesi olması son derece dikkat çekicidir.

Kur’an ‘ın, bir tek yerde etimolojiyle uğraşması, onun da dinin adı meselesi olması son derece dikkat çekicidir.
İslam kelimesinin, bizzat Kur’an’ın verilerine göre, iki kökü bulunmaktadır. Bunlardan biri olan ‘silm’, barış anlamına gelmekte ve bugünkü Arapça’da da aynen kullanılmaktadır. İkinci kök olan ‘selam’ ise huzur ve esenlik anlamına gelmektedir. İslam, işte bu iki kökten gelen bir kelimedir.

O halde, İslam, esenlik ve barış için Yaratıcı’ya teslim olmak demektir.

Görüldüğü gibi, Kur’an dininin her şeyden önce adında barış vardır. İslam’ın muhtevasında da, bütün insanlığı kucaklayan bir barış mesajı vardır; paylaşım ve insana saygı vardır. Bunun bir uzantısı olarak, Kur’an’da, hiçbir ayırıma gidilmeden insanın ürettiği bütün evrensel değerler kucaklanmaktadır.

Ne yazık ki, dünyada, özellikle Batı’da İslam denildiği zaman, bu, bir grubun veya sistemin adı gibi algılanıyor; oysa Kur’an, İslam kelimesini, bir grubun veya sistemin adı gibi değil, evrensel barış ve esenlik anlamında kullanmaktadır.

İslam bir adı değil, bir tavrı ifade eder. Daha doğrusu, İslam bir kampın değil, belirli bir algılayış ve yaşayış biçiminin adıdır.

Kur’an, bütün medeniyetleri, insanlığın bütün mirasını değerlendirir, insana mutluluk getirici bütün değerleri İslam kavramı içinde ve şemsiyesi altında ele alır. Çok önemli bir nokta, İslam’ın, bütün peygamberlerin ortak mesajlarının adı olmasıdır. Bir başka ifadeyle, barış ve esenlik için değer üreten ve Yaratıcı’ya teslim olan, Yaratıcı dışında hiçbir kavram, kurum ve kişiye teslim olmayan bütün anlayışlar İslam’dır.

Bir başka önemli nokta da, Kur’an’ın nüfus kâğıdıyla asla uğraşmamış olmasıdır.

Kur’an, söz ve iddiaya değil, niyete ve eyleme bakar.

Açık ifadesiyle, Yahudilerden, Hıristiyanlardan, Sâbiîlerden  ve Kur’an’a inananlardan üç koşulu yerine getiren herkes cennete gider. Yani Müslüman, nüfus kâğıdında ne yazarsa yazsın, yeterlilik şartları olan şu üç değeri taşıyan kişidir:

1. Yaratıcı kudrete iman,

2. Âhirete yani hayatın ölüm dediğimiz dönüşümle bitmediğine iman,

3. Barış ve esenlik için değer üretmek, insanlığa hizmet vermek.

Sayılan üç koşulu yerine getirenler, ‘kurtulanlar’dır; insan olmanın onur burcu onlarındır. Nüfus kâğıdının ise Yaratıcı katında hiçbir anlamı yoktur.

İSLAM DÜNYASI HANGİSİ?

Bazı eserlerimde, Kur’an’dan hareketle yeni bir İslam dünyası tarifi yaptım.  Bugünün İslam dünyasının özellikleri ise bu tarifteki özelliklere neredeyse hiç uymamaktadır.

Kur’an’ın muhatabı insandır. Kur’an’ın, insan hayatına sokmak istediği değerler ile günümüzün ‘sözde Müslümanlar’ının yaşantıları apayrı şeylerdir. Kur’an’dan hareketle bir değerlendirme yapıldığında, bugünkü İslam dünyası tarafından gerçek İslam değerlerinin çok az bir kısmının karşılandığı ortaya çıkar.

İnsanlık, Kur’an’ın listesindeki değerler üzerinden bir puanlamaya tâbi tutulduğunda, ‘İslam dünyası’ diye bilinen camianın aldığı puanın, on üzerinden iki ya da üçü geçmediği; yedi-sekiz-dokuz gibi yüksek puanları başkalarının aldığı görülür.

Özetle, İslam deyince ne anlamamız gerektiği, bana göre Müslüman dünyada, hatta İslam’la bir biçimde ilgilenen bütün coğrafyalarda, en ciddî meseledir.

Bu mesele, Kur’an’dan hareketle çözüme ulaştırılmadan ne İslam dünyası rahat yüzü görebilir, hatta ne de insanlık dünyası.

PUTİN’İN TEK SÖZLE BAŞLATTIĞI DEVRİM

Sevindirici olan bir şey var: Avrasya coğrafyasının en büyük ülkesi olan Rusya’nın dirayetli devlet başkanı Putin, İslam ve Müslümanlar meselesinin ele alındığı bir toplantıda şu sözü söylemiştir:

“Biz, İslam ve Müslüman dendiğinde Kur’an’ı anlamak zorundayız ve ben böyle anlıyorum.”

İtiraf edelim ki, bu sözü biz bugüne kadar, değil bir gayri Müslim devlet başkanından, Müslüman devlet adamlarından bile duyamadık. Oysaki işin esası bu sözdür, çözüm reçetesi bu sözdedir.

İslam’ın dostu da düşmanı da geleneğin ‘İslam’ dediğini dünyanın önüne çıkardı ve hepsi diyalog veya kavgasını onunla yürüttü. Böyle olunca da ne diyalogdan hayır çıktı ne kavgadan kurtulmak mümkün oldu.

Dünyanın, ‘Müslüman ve İslam’ dendiğinde Kur’an’ı anlamaya başladığı gün, insanlığın mutluluk ve huzur yolunda en güçlü adımı attığı gün olacaktır.

Biz bu gerçeği, Batı dünyasına yıllardır anlatmaya çalıştık ama ne yazık ki onların İslam’a düşmanlıkları ve kısa vadeli çıkarları bizi anlamalarını engelledi.

Putin, bir cümleyle büyük bir devrim yapmıştır. Biz bunu, küresel ölçekte bir devrim sayıyoruz.

20. Yüzyıl’ın en büyük devrimlerinden birini, komünizmi tarihe gömerek Gorbaçov yapmıştı; 21. Yüzyılı’ın en büyük devrimlerinden birinin ilk adımını da, bana göre, bir başka Rus devlet başkanı, Putin attı.

Umarız, Putin’in telaffuz ettiği bu muhteşem fark ediş, başta Müslüman devlet adamları olmak üzere, diğer bütün liderler tarafından da fark edilir ve insanlığa mutluluk ve barış yolunda yeni bir kapı açılır.

hürriyet yaşar nuri öztürk

Sonraki Sayfa »

WordPress.com'dan blog alın.